
Lale Devri ve saray zevki
III. Ahmed'in hükümdarlığı, 1718'den 1730'a kadar süren ve "Lale Devri" diye anılan yıllarla öne çıkar. Bu dönemde devleti Nevşehirli Damat İbrahim Paşa'nın yönettiği ve sarayda gösterişli şenliklerin düzenlendiği anlatılır. TDV maddesine göre bu yıllarda lale, değerli bir bitki haline geldi; çeşitleri ve yetiştirilmesi üzerine kitaplar yazıldı ve padişahın bahçe ve çiçek sevgisi çiçekçiliği bir meslek haline getirdi.
Padişah, sanat ve edebiyatı yakından izleyen biriydi. TDV, onu sanatçıları koruyup destekleyen, kendisi de hattat olan bir hükümdar olarak anlatır: Hâfız Osman ve Veliyyüddin Efendi'den yazı öğrendi; yazısı Topkapı Sarayı'ndaki kitabelerde ve İstanbul'un çeşitli çeşmelerinde görülür. Kendi eliyle yazdığı iki Kur'ân, Medine'ye, Peygamber'in türbesine gönderildi. Şiirle de ilgilendi; sarayında Nedîm, Seyyid Vehbî ve vakanüvis Râşid Mehmed Efendi gibi isimler vardı.
1720 şenliği ve Surnâme-i Vehbî
III. Ahmed'in sanat hamiliğinin kitap tarafındaki en bilinen örneği, 1720 sünnet şenliğinin kitaplaşmasıdır. Dört şehzadenin sünneti için düzenlenen şenlik on beş gün sürdü. Şenliği şiirle anlatmak için açılan yarışmayı şair Seyyid Vehbî kazandı ve metnin resimlerini Levnî ile yardımcıları hazırladı. Surnâme-i Vehbî, 137 minyatür içerir ve Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi'ndedir. Bu, bir surnâmeyle belgelenen son şenliktir; önceki örnekler 1524, 1530 ve 1582 şenlikleriydi (Surnâme-i Hümâyûn).
Aynı şenlik Avrupalı bir ressam tarafından da kaydedildi: İstanbul'da yaşayan Jean-Baptiste Vanmour, 1720 şenliğini resimlerinde gösterdi. Böylece aynı olayın hem Osmanlı saray ressamı hem de bir Avrupalı gözünden görüntüsü günümüze ulaştı. Levnî ayrıca padişahın portrelerini de çizdi: Topkapı'daki padişah portreleri albümünde (A. 3109) III. Ahmed tahtında, yanında genç bir şehzadeyle gösterilir.

Kütüphaneler, çeşmeler ve bahçeler
III. Ahmed döneminde çok sayıda yapı yaptırıldı. TDV'ye göre Topkapı Sarayı'nda Arz Odası'nın arkasında Ahmed III Kütüphanesi (Enderun Kütüphanesi) inşa edildi; İstanbul'daki en bilinen eserlerinden biri de Ayasofya'nın yakınındaki dört cepheli, süslü Ahmed III Çeşmesi'dir. Üsküdar'da Yeni Valide Camii, Kâğıthane'de ise yüzden fazla köşk ve çiçek bahçesinden oluşan Sâdâbâd külliyesi yapıldı. Padişahın üç kütüphane yaptırdığı, bunlardan birinin 1724-25 arasında Yeni Cami'deki Turhan Sultan Türbesi yakınında inşa edildiği yazılır. Topkapı'daki kütüphanenin iç mekânı bugün çini kaplı duvarları ve çok pencereli bölmeleriyle görülebilir.
Matbaa ve tercüme meclisi
III. Ahmed'in kitap kültürüne katkılarından biri de matbaadır. TDV'ye göre Macar kökenli İbrahim Müteferrika, 1727'de Damat İbrahim Paşa'nın desteği ve müftünün onayıyla basım izni (imtiyaz) aldı ve Türkçe kitap basan ilk matbaayı kurdu; matbaada basılan ilk kitap 1729 tarihlidir. Yanyalı Esad Efendi'nin düzeltmenlik yaptığı belirtilir. Kaynaklar kuruluş tarihini farklı verebilir. Bundan önce İstanbul'da basılan kitaplar yalnız Rumca, Ermenice ve İbranice idi.
Aynı dönemde, kadıların ve edebiyatçıların oluşturduğu bir heyet, Doğu ve Batı dillerinden eserlerin tercümesi için düzenli olarak toplandı. Bu tercümeler, 18. yüzyıl Osmanlı kitap dünyasında resimli elyazması ile basma kitabın bir arada var olduğunu gösterir.

Hamiliğin sınırı ve sonrası
Aynı yıllarda İstanbul'da çalışan Abdullah-ı Buhârî'nin saray ile ilişkisi ise belgelenememiştir. Padişah 1730'da tahttan çekilmek zorunda kaldı ve 24 Haziran 1736'da 63 yaşında öldü. Padişahın devlet maliyesini sağlam bir durumda bıraktığı da yazılır.
III. Ahmed'in döneminde saray resmi, 16. yüzyıldaki ağır tarih kitaplarından farklı olarak, şenlik, bahçe ve kişisel albüm sayfalarına yöneldi. Bu eğilim, hem padişahın zevkini hem de dönemin eğlence ve kıyafet kültürünü yansıtır. Surnâme-i Vehbî, bugün Osmanlı minyatürünün son büyük kitap projelerinden biri olarak değerlendirilir.
Surnâme sayfalarını okumak
Bu sayfadaki Surnâme-i Vehbî resimleri, 1720 şenliğinin farklı yönlerini gösterir. Çalgıcılar sahnesinde, padişahın önünde davul ve telli çalgılarla eşlik eden bir grup, yanında güreşen bir ayıyla birlikte verilir; sayfanın sağ yarısında ise padişah, altın zemin üzerine kurulmuş bir çadırın altında görünür. Ziyafet sahnesinde padişah ve ulema, yuvarlak bir sofranın çevresinde oturur, Commons'a göre uzun kaşıklarla ortak kaptan yer. Saray kabulü sahnesinde ise padişah yüksek bir tahtta, devlet adamları sıra sıra, çiçek desenli bir halının iki yanında dururlar.
Her üç sahnede de kalabalık, tek tek insanlarla gösterilir; kıyafetlerin renkleri, kavukların biçimleri ve figürlerin yönleri birbirinden ayırt edilir. Bu, resimlerin 18. yüzyıl İstanbul saray töreninin giyim ve düzen kurallarını belgelemesini sağlar.
Görseller


Sanatçılar

Abdullah-ı Buhârî
Abdullah-ı Buhârî, 18. yüzyılın ilk yarısında İstanbul'da çalışan, imzalı ve tarihli kadın portreleri, çiçek…
Oku
Levnî
Levnî (Abdülcelil Çelebi), Edirne doğumlu, III. Ahmed döneminde saray nakkaşbaşısı olan ve 1732'de ölen Osmanlı…
OkuEserler

Surnâme-i Hümâyûn
Surnâme-i Hümâyûn, III. Murad'ın oğlu Şehzade Mehmed'in 1582'deki sünnet düğününü, İntizâmî'nin düzyazı metni ve…
Oku
Surnâme-i Vehbî
Surnâme-i Vehbî, III. Ahmed'in dört oğlunun 1720'deki sünnet şenliğini ve iki kızının düğününü Seyyid Vehbî'nin metni…
OkuEkoller
Koleksiyonlar
Kaynaklar
Bu sayfa özet bilgi verir; tarihler ve atıflar kaynaklara göre değişebilir. Hata gördüyseniz düzeltme önerin. Son güncelleme: 10.10.2026.
