
İmzasından tanınan bir sanatçı
Abdullah-ı Buhârî hakkında hayat öyküsü hâlinde bilgi yoktur. Nerede doğduğu, kimlerden öğrendiği, hangi görevlerde bulunduğu belgelenmiş değildir. Adındaki "Buhârî" nisbesi, ya ailesinin ya da kendisinin Buhara ile bir ilişkisini gösterebilir; ancak bu bağlantıyı doğrulayan bir kaynak bu sayfanın yazıldığı sırada bulunamamıştır. TDV'de onun maddesi "18. yüzyıl Osmanlı minyatür sanatçısı" tanımıyla yer alır; aynı adı taşıyan, ta'lik yazıyla tanınan hattat Seyyid Abdullah-ı Buhârî (Dervişî Abdî-i Mevlevî) ise başka bir kişidir.
Sanatçı, eserlerini imzalamasıyla bilinir. İmzaları, Arapça "resmeden" anlamındaki "rakama" fiiliyle başlayan kalıba uyar ve üzerinde çoğu kez tarih de bulunur. Bu, Osmanlı resminde alışılmadık bir durumdur: 16. ve 17. yüzyıl kitap resimlerinin çoğu imzasızdır ve sanatçılar yalnız saray kayıtlarında yer alır. Abdullah-ı Buhârî'nin imzalı ve tarihli albüm sayfaları, bu yüzden eserleri kesin tarihli sayılabilecek az sayıdaki Osmanlı ressamından biri olmasını sağlar.
Etkin olduğu yıllar ve çevre
İmzalı eserleri 1725 ile 1750 arasındadır. Bu yıllar, Lale Devri'nin ve III. Ahmed'in 1730'daki tahttan indirilişinin hemen sonrasına denk gelir. Kaynaklarda onun III. Ahmed'in sarayıyla ilişkilendirildiği yazılır; bazı müzayede kataloglarında "III. Ahmed'in saray ressamı" diye anılır. Ancak bu ilişkiyi belgeleyen saray defteri kaydı bu çalışmada doğrulanamadı; bu yüzden onu "Lale Devri ve sonrasında çalışan ressam" olarak tanımlamak daha güvenlidir. Ayrıca Levnî gibi saray nakkaşbaşısıyla bir öğretmen-öğrenci ya da meslektaş ilişkisi olduğuna dair belge de yoktur.
Eserlerin türü, onun sarayın büyük şenlik kitaplarından çok albüm sayfaları ve kişisel koleksiyon resimleri üretmiş olduğunu düşündürür. Bazı çalışmalarının daha ucuz, mukavva (karton) formatında resimler olarak, yani sarayın dışındaki bir alıcı kitlesine yönelik üretildiği yazılır.
Kadın figürleri ve hacim
Abdullah-ı Buhârî'nin adı en çok kadın figürleriyle birlikte anılır. Büyük başlı, güçlü boyunlu, dolgun karınlı ve kalın vücutlu kadınlar çizdiği, bunu da Osmanlı resmindeki kadın bedeni tasvirine yeni bir yorum olarak getirdiği yazılır. Resimlerinde figürlere "hacim, belirginlik ve ağırlık" kazandırdığı, figürleri düz bir fon üzerinde değil, mekân içinde gösterdiği belirtilir. Bu, Levnî'nin ince belli, hafif ve hareketli figürleriyle belirgin bir karşıtlıktır.
En bilinen işlerinden biri, 1741 ya da 1742 tarihli "Hamamda kadın" resmidir: bir hamam taşında oturan, saçlarını toplayan, elinde ayna tutan bir kadın, süslü bir çeşme ve mermer bir kurnanın yanında gösterilir. Kadın figürü, mücevherler ve kına gibi ayrıntılarla işlenir. Los Angeles County Museum of Art'taki Binney Koleksiyonu'nda (M.85.237.49) 1744 tarihli, çift figürlü bir albüm sayfası da onun imzasıyla kayıtlıdır.
Çiçek resimleri ve cilt kapakları
Sanatçının eserleri arasında çiçek albümleri ve lake cilt kapakları üzerinde manzaralar da sayılır. Lake, cilt kapağı gibi nesneler üzerine manzara çizmesi, onun yalnız albüm sayfalarıyla sınırlı kalmadığını gösterir. Çiçek albümleri ise Lale Devri'nin bitki ve bahçe merakıyla aynı zevke seslenir.
Bu çalışmaların bir kısmı müzelerde, bir kısmı özel koleksiyonlarda ve müzayede kataloglarında görülür. Bir resmin ona ait olup olmadığını belirlemede en sağlam ölçüt imzadır; imzasız çalışmalarda atıf üslup benzerliğine dayanır.
Önemi
Abdullah-ı Buhârî, kaynaklarda "dönemin en önemli Osmanlı sanatçısı" diye tanıtılır. Bu yargı biraz abartılı görünebilir; çünkü aynı dönemin saray nakkaşbaşısı Levnî, Surnâme-i Vehbî gibi kapsamlı bir projeyi yönetti. Yine de Abdullah-ı Buhârî, Osmanlı resminde figüre hacim kazandırma çabasının ve Batı resmiyle temasın ipuçlarını taşıyan az sayıdaki ressamdan biridir. Kıyafet tasvirleri, 18. yüzyıl İstanbul modasını gösteren kaynaklar arasında yer alır.
İmzayı ve atfı okumak
Abdullah-ı Buhârî'nin eserlerinde imza, bir resmin ona bağlanmasında en önemli ölçüttür. İmzalı örneklerde adı, "resmeden" anlamındaki fiille birlikte yazılır ve çoğu kez tarih eklenir; bu sayede "Hamamda kadın" (1741-42) ve Binney Koleksiyonu'ndaki sayfa (1744) gibi örnekler birkaç yıl içinde konumlandırılabilir. İmzasız ya da yalnız üsluba dayanılarak atfedilen resimlerde ise hem sanatçı hem tarih belirsizdir.
Ayrıca 18. yüzyıl Osmanlı resmi hakkında yazanlar, Abdullah-ı Buhârî'yi çoğu kez Levnî ile karşılaştırır. Levnî, saray nakkaşhânesinin başında, şenlik kitaplarıyla tanınır; Abdullah-ı Buhârî ise tek yapraklı resimler ve albüm sayfalarıyla öne çıkar. Bu karşılaştırma, iki ressamın aynı yüzyılın farklı yönlerini temsil ettiğini gösterir: biri tören ve toplum sahnesini, öbürü kişisel figür ve beden anlatımını.
Benzer sanatçılar

Levnî
Levnî (Abdülcelil Çelebi), Edirne doğumlu, III. Ahmed döneminde saray nakkaşbaşısı olan ve 1732'de ölen Osmanlı…
Oku
Nakkaş Osman
Nakkaş Osman, III. Murad döneminde (1574-1595) saray nakkaşhânesini yöneten ve Şemâilnâme, Şehinşahnâme, Hünernâme…
OkuHamiler
Ekoller
Konular
Teknikler

Fırça ve kalem
Fırça ve kalem, kitap sanatçılarının başlıca aletleridir: hattat kamış kalemle, nakkaş ve ressam kıl fırçayla…
Oku
Hat
Hat, Arap harflerini estetik ölçülere göre yazma sanatıdır; Osmanlı'da altı kalem (sülüs, nesih, muhakkak, reyhânî,…
Oku
Kitap yapım aşamaları
Bir Osmanlı ya da İran yazması, tek ustanın değil, bir atölyenin ürünüdür: kâğıt ve âhar hazırlanır, hattat metni…
Oku
Kâğıt ve âhar
Kâğıt ve âhar, İslam kitap sanatının zemin malzemesidir: kâğıt Bağdat ve Semerkant gibi merkezlerde üretilmiş, hattat…
OkuKaynaklar
Bu sayfa özet bilgi verir; tarihler ve atıflar kaynaklara göre değişebilir. Hata gördüyseniz düzeltme önerin. Son güncelleme: 10.10.2026.



