MinyatürAnsiklopedisi
Hami · 1444-1446, 1451-1481

Fatih Sultan Mehmed

Fatih Sultan Mehmed (II. Mehmed, 1444-1446 ve 1451-1481), İstanbul'u fethettikten sonra Topkapı Sarayı'nı yaptıran ve Venedik'ten Gentile Bellini'yi getirterek portre sanatına yönelen padişahtır. Sarayında Sinan Bey gibi nakkaşlar çalıştı; Topkapı'daki Fatih albümleri bu dönemin resim zevkini yansıtır.

Kemerli bir çerçeve içinde, beyaz sarıklı ve sakallı Fatih Sultan Mehmed'in üç çeyrek profilden portresi; üstte üç taç işareti.
Sultan II. Mehmed portresi, Gentile Bellini, 1480, Ulusal Galeri, Londra. Üzerindeki yazıt 25 Kasım 1480 tarihini verir.National Gallery, Londra; Wikimedia Commons · Kamu malı · Kaynak

İstanbul'da yeni bir saray, yeni bir zevk

II. Mehmed, 1453'te İstanbul'u fethettikten sonra şehri imparatorluk başkentine dönüştürürken Topkapı Sarayı'nı da yaptırdı. TDV'deki Mehmed II maddesi, onun yalnız fetihlerle değil, bilginlerle çevrili bir saray hayatıyla da anıldığını belirtir. Ali Kuşçu gibi astronom ve matematikçiler, Hocazâde Muslihuddin ve Molla Gürânî gibi din bilginleri, Bizanslı bilgin Amiroutzes gibi coğrafya bilenler sarayında bulundu. Padişah bu kişilerle düzenli olarak tartışma toplantıları yapardı. Sahn-ı Semân adıyla kurduğu medrese de eğitim alanındaki yatırımlarındandır.

Bu ortam, resim sanatına bakışını da şekillendirdi. TDV maddesine göre Mehmed II, 1461'den itibaren İtalya'dan portre ressamları istedi. Padişahın hem kendi görüntüsünü ölümsüzleştirmeye hem de Batı resmi ile Doğu geleneğini yan yana görmeye ilgi duyduğu yorumlanır. Bunun en bilinen sonucu Gentile Bellini'nin İstanbul'a gelişidir.

Gentile Bellini'nin İstanbul yılları

Venedik ile Osmanlı arasındaki barış anlaşması sonrasında, Venedik yönetimi Mehmed II'nin istediği bir ressamı göndermeyi kabul etti ve Gentile Bellini 1479 Eylül'ünde İstanbul'a yola çıktı. Bellini, kaynaklara göre 1479'dan 1481 başına kadar İstanbul'da kaldı ve bu süre içinde yalnız padişahın portresini yapmakla kalmadı, saray duvarlarını Rönesans freskleriyle süsledi. Londra'daki Ulusal Galeri'de bulunan portrenin üzerindeki yazıt, resmi 25 Kasım 1480 olarak tarihler; resim kemerli bir çerçeve içinde, üç çeyrek profilden gösterilen padişahı ve üstte üç taç işaretini içerir. Büyük ölçüde yeniden boyandığı yazılır.

Bellini, Venedik'te bir ressam olduğu kadar, bir kültür elçisi olarak da değerlendirilir. İstanbul'dan döndükten sonra Doğu'dan etkilenmiş eserler üretti; "Türk bir sanatçının portresi" ve "İskenderiye'de Vaaz Veren Aziz Markus" gibi eserlerde bu izler aranır. Bu ilişki tek yönlü değildi: İngilizce kaynaklar, Osmanlı saray ressamlarının, özellikle Sinan Bey'in Batı portre tekniklerini Timurlu geleneğiyle birleştirdiğini yazar.

Beyaz sarıklı Fatih Sultan Mehmed'in yan dönük oturarak bir gül kokladığı portre.
Gül koklayan Fatih Sultan Mehmed, Topkapı Sarayı Albümleri, Hazine 2153, yaprak 10a, 15. yüzyıl sonu. Sinan Bey'e atfedilir; bugün çoğu araştırmacı Şiblîzâde (Bursalı) Ahmed'e bağlar.Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi; Bilkent Üniversitesi; Wikimedia Commons · Kamu malı · Kaynak

Saray nakkaşı Sinan Bey

Fatih'in saray nakkaşı olarak kayıtlarda adı geçen Sinan Bey, portre alanında Osmanlı ile İtalya arasındaki ilişkinin bir diğer temsilcisidir. TDV'ye göre Sinan, Venedik'te Pavli adlı bir ustanın yanında yetişmiş, 1480'de Fatih'in gönderdiği bir heyetle yeniden Venedik'e gitmişti. Öğrencisi Şiblîzâde Ahmed (Bursalı Ahmed), portre alanında ustalaştı. Topkapı'daki Hazine 2153 albümünde bulunan, imzasız iki Fatih portresi bu çevreye bağlanır: biri gül koklayan padişahı gösterir, diğeri profilden bir göğüs portresidir. Gül koklayan portre Sinan Bey'e atfedilir; bugün çoğu araştırmacı onu Şiblîzâde (Bursalı) Ahmed'e bağlar.

Bu portreler, o dönemin Osmanlı hükümdarının nasıl göründüğünü ve nasıl görünmek istediğini gösterir. Gül, bir yorumda Peygamber'e yönelik ince bir gönderme olarak okunur; ancak bu yorum kesin değil, sanat tarihçilerinin önerdiği bir okumadır. Costanzo da Ferrara'nın hazırladığı bronz madalya da Fatih'in profilden portresinin metal üzerinde de üretildiğini gösterir; TDV'ye göre Sinan Bey'in göğüs portresi bu madalyaya benzer.

Kütüphane ve albümler

Mehmed II'nin kütüphanesi hakkındaki bilgiler, onun resim dışındaki ilgilerini de gösterir. TDV maddesine göre koleksiyonda yaklaşık elli Batı eseri vardı ve bunların kırk ikisi Yunancaydı; coğrafya ve askerî bilim ağırlıktaydı. Padişah, Ptolemaios'un coğrafyası gibi klasik metinlerin çevrilmesini istedi; Amiroutzes gibi bilginlerden dünya haritaları ve coğrafya metinleri hazırlamalarını beklerdi. Coğrafya ve harita ilgisi, şehir ve harita teması bakımından da anılmaya değerdir; bu temanın 16. yüzyıldaki en bilinen örneği Matrakçı Nasuh'un çizimleridir.

Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi'ndeki Fatih Albümleri, padişahın adıyla anılan derlemelerdir. Hazine 2153 albümünde Fatih'in iki portresinin yanı sıra 14. yüzyıldan kalma Celâyirli Şehnâmesi sayfaları da yer alır (Ahmed Mûsâ maddesine bakınız). Bu, Osmanlı sarayının İran ve Orta Asya resmini bilinçli olarak topladığını ve Batı portre geleneğiyle yan yana tuttuğunu gösterir.

Sarı fon önünde, beyaz kavuklu Fatih Sultan Mehmed'in profilden omuz portresi.
Fatih Sultan Mehmed göğüs portresi, yaklaşık 1478-81, Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi, H. 2153, yaprak 144r-145v. Sinan Bey'e atfedilir.Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi; Wikimedia Commons · Kamu malı · Kaynak

Hamilik nasıl değerlendirilir?

Büyük resimli tarih kitapları ve şehnâme projeleri ağırlıklı olarak 16. yüzyıla aittir. Bu yüzden onu "Osmanlı resminin kurucusu" saymak yerine, portre ve albüm geleneğinin ilk büyük hâmisi olarak tanımlamak daha doğrudur. Batı sanatçısını sarayına çağırması, padişahın yalnız Doğu zevkine bağlı kalmadığını gösterir; fakat Bellini'nin Osmanlı sanatçılarına etkisi, saray atölyesine ilişkin belgelerin azlığı ve eserlerin imzasız olması yüzünden kesin olarak ölçülememektedir.

Bugün Topkapı'daki gül koklayan Fatih ile Londra'daki Bellini portresi, aynı kişinin iki ayrı kültürde nasıl görüldüğünü yan yana göstermek için sık kullanılır.

Dört görsel, dört ortam

Bu sayfadaki dört görsel, Fatih'in portresinin dört ayrı teknikte nasıl yapıldığını gösterir. Bellini'nin tablosunda padişah, yağlıboya ve gölgeli bir yüzle, kemerli bir çerçevenin içinde ve üstte üç taç işaretiyle durur; mekân derinliği ve ışık Rönesans portre geleneğine aittir. Topkapı albümündeki gül koklayan portre ise suluboya ve altın kullanılan minyatür geleneğine ait, düz bir fon önünde oturan bir figürdür; padişah elinde bir gülle gösterilir. Profilden verilen göğüs portresi, sarı bir zemin üzerinde ve daha küçük ölçekte çalışılmıştır. Madalya ise bronz bir yüzeyde, Latince bir yazıyla çevrili profil portre verir.

Bu dört nesne birlikte bakıldığında, Fatih'in yüzünün hem Batı hem Doğu geleneklerinde yeniden üretildiğini ve her birinin kendi malzeme ve kurallarına göre biçimlendiğini gösterir. Portrelerin hiçbirinde padişah, şenlik ya da sefer sahnesinin bir parçası olarak değil, tek başına, kendi kişiliğiyle gösterilir.

Görseller

Sanatçılar

Eserler

Ekoller

Konular

Kaynaklar

Bu sayfa özet bilgi verir; tarihler ve atıflar kaynaklara göre değişebilir. Hata gördüyseniz düzeltme önerin. Son güncelleme: 10.10.2026.