MinyatürAnsiklopedisi
Konu

Şehir ve harita

Şehir ve harita konusu, kitap resminde şehirlerin, kalelerin ve yolların kuşbakışı ya da plan-görünüş karışımı biçimde gösterilmesidir; Osmanlı'da Matrakçı Nasuh ve Pîrî Reis bu alanın başlıca isimleridir.

Üstte Galata ve kulesi, ortada Haliç ve gemiler, altta kırmızı çatılı evlerle dolu surlu İstanbul yarımadası.
Matrakçı Nasuh, İstanbul ve Galata görünümü; Beyân-ı Menâzil-i Sefer-i Irakeyn, 1537–38, İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi T. 5964.İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi (Commons) · Kamu malı · Kaynak

Şehri resmetmek

İslam dünyasında şehir ve yer görünümleri kitap resminde çoğu zaman metne bağlı yan unsurdu: bir kuşatma sahnesinde kale, bir edebî sahnede saray ya da cami. Osmanlı'da 16. yüzyılda şehirler başlı başına resim konusu olarak ayrıştı. Bunun en bilinen örneği Matrakçı Nasuh'un Beyân-ı Menâzil-i Sefer-i Irâkeyn'idir.

TDV İslâm Ansiklopedisi'ne göre bu eser Kanuni Sultan Süleyman'ın Irakeyn seferini (1534-1536) belgeler ve eserdeki şehir ve konak resimleri Matrakçı'nın el çizimi minyatürleridir. Eser, İstanbul'dan Bağdat ve Tebriz'e uzanan güzergâhı kapsar ve yaklaşık yüz yedi manzara ile şehir resmi içerir; Matrakçı kentleri ve kaleleri insansız resmetmiş, geniş görünümlü "Matrakçı üslûbu" olarak anılan bir yöntem geliştirmiştir. Eser İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi'nde T. 5964 numarasıyla saklanır.

İstanbul, Halep, Diyarbakır

Eserin İstanbul levhası, şehri bütün olarak gösterir: üstte Galata'nın surları ve kulesi, ortada Haliç ve gemiler, altta surlu yarımada, cami ve çarşı yapıları, kırmızı çatılı evler. Resmin neredeyse her sokak ve yapıyı kaydettiği söylenir. Resmin ayrıntıları arasında Aya İrini, Arkadius Sütunu ve yarımada yapıları Commons'ta ayrı ayrı tanımlanmıştır.

Halep levhasında şehir ortadaki hendekli kale tepesi ve çevresindeki mahallelerle verilir; Diyarbakır levhasında ise surlarla çevrili bir plan içinde camiler, evler ve bir nehir görülür. Üç resimde de insan figürü yoktur; her şehir bir yüzey olarak çizilir, yapılar yukarıdan ve cepheden aynı anda görünür. Bu yöntem, bir şehri tanımak için gerekli bilgiyi ölçekli bir plandan çok daha kolay okunur biçimde toplar.

Dört yanı surlarla çevrili bir şehir; içinde camiler ve evler, sağda kıvrılan bir nehir.
Matrakçı Nasuh, Diyarbakır görünümü; Beyân-ı Menâzil, 1537–38, İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi T. 5964.İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi (Commons) · Kamu malı · Kaynak

Harita ve resim arasında: Kitâb-ı Bahriyye

Pîrî Reis'in Kitâb-ı Bahriyye'si, harita ile resim arasındaki sınırı gösterir. Eser Akdeniz kıyılarının ayrıntılı bir portolan atlasıdır; ilk sürümü 1521'de yazıldı, ikinci ve daha geniş sürümü 1526'da Pargalı İbrahim Paşa'nın isteğiyle hazırlandı. Kıyı, liman ve tehlike açıklamaları kıyı haritalarıyla birlikte sunulur; hayatta kalan kırktan fazla nüsha bulunur ve bunların yirmi altısı İstanbul'dadır. Bazı nüshalarda şehir ve kale resimleri de bulunur. Bu eser, şehir ve harita ilişkisini en çok denizcilik cephesinden gösterir.

Kuşbakışı bir bakış mı, bir plan mı

Bu resimlerde görülen yöntem tek bir bakış noktasından çizilmiş perspektif değildir. Surlar yukarıdan, binalar cepheden çizilir; ağaçlar ve gemiler ise yandan görünür. Şehrin önemli yapıları (cami, medrese, han, hamam) tanınır olması için ön plana alınır. Bu, perspektif ve mekan sayfasında anlatılan çok bakışlı yöntemin en uç örneklerinden biridir.

Bu yüzden bu resimler çoğunlukla bir şehrin zihinsel haritası olarak okunur: ordunun konakladığı yer, kaleler ve yapılar. Bunları bugünkü şehirlerle karşılaştırırken yapıların konumu kadar adları ve kaynaktaki yazılar da dikkate alınmalıdır.

Ortada hendekle çevrili kale tepesi, çevresinde renkli evler, minareler ve dış surlar.
Matrakçı Nasuh'un Halep görünümü, yaklaşık 1537; İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi T. 5964.İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi (Commons) · Kamu malı · Kaynak

Menâzilnâme türü

Beyân-ı Menâzil bir menâzilnâmedir. Bu tür, bir yol boyunca konaklanacak yerleri ve aralarındaki mesafeleri sayan eserlerdir; Matrakçı'nın kitabı ise pratik bir yol rehberi olmaktan çok, sultanın seferini hatırlatmak ve belgelemek için hazırlanmıştır. Her konak yeri bir levhada gösterilir; şehir, kale, köprü, dağ ve nehir yan yana dizilir, altlarında yer adları yazılır.

Bu düzen kitabın bir yolculuk olarak okunmasını sağlar. Sayfa çevrildikçe ordu İstanbul'dan çıkar, Anadolu'yu geçer, Tebriz ve Bağdat'a ulaşır.

Savaş ve şehir resminin kesişimi

Bu konunun sınırı savaş resmiyle iç içedir. Szigetvár kuşatmasının safhalarını gösteren Osmanlı minyatüründe nehir, köprüler, surlu bölümler ve yanan şehir bir plan düzeninde birleştirilmiştir; kale ve şehir burada bir coğrafya olarak değil bir olay mekânı olarak okunur. Matrakçı'nın şehirlerinde ise olay yoktur, mekân vardır. İki yaklaşımı yan yana okuyunca Osmanlı sefer resminin, olayı da yeri de gösteren iki kutbu ortaya çıkar: biri kuşatmayı, diğeri şehri anlatır.

Bu karşılaştırma savaş ve sefer sayfasında ayrıca ele alınır. Mi'rac sahnelerinde görülen Kâbe ve Mekke görüntüsü de aynı yöntemle çizilmiş bir şehir resmidir; Kâbe, surlar, minareler ve çevre yapıları plan ile cephe arası bir düzende gösterilir.

İlgili terimler

Sanatçılar

Hamiler

Eserler

Ekoller

Teknikler

Koleksiyonlar

Kaynaklar

Bu sayfa özet bilgi verir; tarihler ve atıflar kaynaklara göre değişebilir. Hata gördüyseniz düzeltme önerin. Son güncelleme: 10.10.2026.