MinyatürAnsiklopedisi
Eser · Sefername ve kent resimli yolculuk kitabı · 1537–1538

Beyân-ı Menâzil-i Sefer-i Irakeyn

Beyân-ı Menâzil-i Sefer-i Irakeyn, Matrakçı Nasuh'un Kanunî Sultan Süleyman'ın Irakeyn (Irak ve İran) seferi güzergâhını konak konak anlattığı, 109 varakta 107 minyatür içeren ve İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesi'nde T. 5964 numarayla saklanan eserdir.

Dicle'nin ortadan geçtiği, surlarla çevrili iki yakalı Bağdat'ın iki sayfaya yayılan kuş bakışı görünümü.
Bağdat. Matrakçı Nasuh, Beyân-ı Menâzil-i Sefer-i Irakeyn, vr. 47b-48a, 1537-1538; İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesi, T. 5964.İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesi; Wikimedia Commons · Kamu malı · Kaynak

Seferin kitabı

Kanunî Sultan Süleyman, 1534-1536 arasında, Safevi Devleti'ne ve Irak'a yönelik bir sefer düzenledi. Sefer adını, Irak-ı Arab ile Irak-ı Acem'i, yani Bağdat ve Tebriz çevresini kapsamasından alır: "Irakeyn", "iki Irak" demektir. Matrakçı Nasuh, bu seferde padişahın maiyetindeydi. Kitabında İstanbul'dan çıkış yolunu, Tebriz ve Bağdat'taki duraklarını ve dönüş güzergâhını konak konak (menzil menzil) yazdı ve çizdi. Başlıktaki "menâzil" sözcüğü bu konaklama noktalarını ifade eder; "beyân" ise anlatma ve açıklama demektir.

Eserin başka adları da vardır; kimi katalog kayıtlarında "Beyân-ı Menâzil-i Sefer-i Irâkeyn-i Sultân Süleymân Hân" şeklinde veya Tevârîh-i Âl-i Osman başlığıyla anılır. Kitap bilinen tek nüsha olarak İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesi'nde T. 5964 numarasıyla saklanır; 109 varaktır ve 1537-1538 tarihlidir.

Metnin bilimsel yayını Hüseyin G. Yurdaydın tarafından hazırlanmış ve Ankara'da 1976'da çıkmıştır (TDV).

Bir yol haritası olarak resim

Kitabın resimleri bir manzara albümünden çok bir güzergâh planına benzer. Her sayfa, bir şehri, kasabayı, kaleyi, kervansarayı, köprüyü veya yolun uğradığı bir doğa parçasını gösterir. Tıpkıbasım yayıncısının (facsimiles.com) tanımına göre eserde şehirler, kaleler, köyler, harabeler, hanlar, dağlar, geçitler, önemli akarsular, köprüler, çöller, bozkırlar ve bahçeler yer alır. Bu resimlerde insan figürü bulunmaz; yalnızca yapılar, bitki örtüsü ve su yolları görülür.

Kitabın en çok sözü edilen resimleri arasında İstanbul ile Galata, Bağdat, Halep, Diyarbakır ve Bitlis görünümleri vardır. İstanbul görünümü Haliç'i, Galata'yı, Ayasofya'yı, At Meydanı'ndaki anıtları ve semtleri tek tek işler. Bağdat, Dicle'nin ortadan geçtiği çift sayfa üzerinde çizilmiştir. Eskişehir gibi küçük konaklar bile akarsuyu, camisi ve külliye yapılarıyla gösterilir.

Haliç'le ayrılmış Galata ile İstanbul yarımadasının, gemiler ve yoğun yapı dokusuyla gösterildiği harita biçimli resim.
İstanbul ve Galata. Matrakçı Nasuh, Beyân-ı Menâzil-i Sefer-i Irakeyn, 1537-1538; İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesi, T. 5964.İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesi; Wikimedia Commons · Kamu malı · Kaynak

Matrakçı Nasuh kimdir?

Matrakçı Nasuh (1480 - 1564 dolayı), Bosna'daki Visoko'da doğdu; devşirme sistemiyle İstanbul'a getirilip saray eğitimi aldı. Enderun'da silah eğitmenliği yaptı; "matrak" adlı bir dövüş oyununu icat ettiği ve bu yüzden "Matrakçı" lakabını aldığı belirtilir. Matematikçi, tarihçi, hattat, ressam ve haritacı olarak da çalıştı. Matematik eserleri arasında Cemâlü'l-Küttâb, Kemâlü'l-Hisâb ve Umdetü'l-Hisâb sayılır; kafes çarpma yöntemini de kullandığı kaynaklarda belirtilir.

Tarih ve resim alanında Beyân-ı Menâzil, Târîh-i Sultân Bâyezîd, Süleymannâme ve Fetihnâme-i Karaboğdan gibi eserler verdi. Bu eserlerdeki kent ve kale görünümleri, "Matrakçı üslubu" olarak anılan topografik resim tarzını oluşturur.

Topografik üslup

Matrakçı'nın yöntemi, kuş bakışı bir plan ile cephe görünümünü aynı sayfada birleştirmektir. Şehrin sokak ve su düzeni yukarıdan, camilerin kubbe ve minareleri, evlerin cepheleri ise yandan görünür. Bazı araştırmacılar bu bakışı Avrupa'daki şehir panoramalarıyla ve portolan haritalarıyla ilişkilendirir; ancak aynı sayfada iki bakışı birleştirme ve renklerle bölgesel doku (mimari tür, iklim, bitki) ayırma yönünde kendine özgü bir çözümdür. "Matrakçı üslubu" adı bu yöntem için kullanılır.

Kitap, renklerle de bilgi verir: nehirler mavi veya yeşil, dağlar kırmızımsı veya mavimsi, şehir surları açık tonlarda boyanır. Binaların cepheleri ayrıntılı çizilir; camiler kubbeleri ve minareleriyle, hanlar ve köprüler kendi biçimleriyle ayırt edilir. Yöntemin perspektif açısından ayrıntıları ayrı bir konudur.

Dikdörtgen surlarla çevrili, içi cami ve evlerle dolu Diyarbakır'ın üstten çizilmiş görünümü.
Diyarbakır. Matrakçı Nasuh, Beyân-ı Menâzil-i Sefer-i Irakeyn, 1537-1538; İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesi, T. 5964.İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesi; Wikimedia Commons · Kamu malı · Kaynak

Amaç ve işlev

Kitap hem bir tarih hem bir yol rehberi olarak okunabilir. Birinci işlevi, padişahın seferini ve zaferlerini kalıcılaştırmaktır; bu yönüyle bir propaganda niteliği taşır. İkinci işlevi pratiktir: Konak yerleri, su kaynakları, köprüler ve yol üzerindeki önemli yapılar gelecekteki seferlerde kullanılmak üzere işaretlenmiştir. Bu iki işlev kitabın hem sefer hem de şehir ve harita temalarının kesiştiği bir yerde durmasını sağlar. Bu yüzden eser sefername türüyle de ilişkilendirilir.

Tartışmalı noktalar

Resim sayısı konusunda kaynaklar ayrışır: facsimile yayınlarında 107 resim (25'i tam sayfa) denir; bir başka kaynak 130 minyatürden söz eder. Bu fark resim ve dekoratif unsurların sayılma biçiminden doğmuş olabilir. Eserin tarihi de tartışmalıdır: kitap 1537-1538 tarihlidir, ancak bazı Commons künyeleri 1545 dolayına işaret eder. Kayıt numarası konusunda da dikkat gerekir: TDV'nin Matrakçı maddesindeki özetinde Topkapı Revan Köşkü 1284/2 numarası, Karaboğdan seferini anlatan Fetihnâme için verilir ve Beyân-ı Menâzil ile karıştırılabilir. Bu sayfadaki İstanbul Üniversitesi T. 5964 numarası, tıpkıbasım künyesine dayanır.

Bir başka tartışma, Matrakçı'nın Avrupa kent görünümlerini görüp görmediği ve onlardan ne kadar yararlandığıdır. Bu konuda kesin bir belge yoktur; benzerlikler öne sürülür, ancak Matrakçı'nın tekniği, nakkaşhâne geleneğinin içinde bağımsız olarak da gelişmiş olabilir. Bu yüzden eser, Osmanlı kitap sanatının en özgün ürünlerinden biri sayılır.

Görseller

Sanatçılar

Hamiler

Benzer eserler

Ekoller

Konular

Teknikler

Koleksiyonlar

Kaynaklar

Bu sayfa özet bilgi verir; tarihler ve atıflar kaynaklara göre değişebilir. Hata gördüyseniz düzeltme önerin. Son güncelleme: 10.10.2026.