MinyatürAnsiklopedisi
Sanatçı · 16. yüzyılın ortası (1526'dan yaklaşık 1566'ya kadar etkin)

Kara Memi

Kara Memi (Kara Mehmed Çelebi), Kanûnî döneminde saray nakkaşhânesinde Şah Kulu'nun öğrencisi olarak yetişen ve onun ölümünden sonra nakkaşhânenin Anadolu (Rum) bölüğünün başına geçen Osmanlı müzehhibidir. Doğadan alınmış gül, karanfil ve nergis gibi çiçeklerle yeni bir tezhip ve süsleme üslubu kurdu.

Altın serpmeli, çiçek desenli geniş kenarlı, ortasında nesta'lik yazının bulunduğu çift sayfa.
Muhibbî Dîvânı'ndan çift sayfa; hat: Mehmed Şerif, tezhip: Kara Memi, İstanbul, 1566, İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi, T. 5467.İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesi; Wikimedia Commons · Kamu malı · Kaynak

Nakkaşhâne'de bir tezhip ustası

Kara Memi, Osmanlı kaynaklarında Kara Mehmed Çelebi ve Mehmed-i Siyah adlarıyla da anılır. "Memi" biçimi, Manisa çevresinde kullanılan bir Mehmed kısaltması olarak açıklanır. Doğum yeri ve yılı bilinmez. Kanûnî döneminde saray nakkaşhânesine girdi ve tezhip sanatını, İranlı usta Âkâ Mîrek'in öğrencisi olan Şah Kulu'nun yönetiminde öğrendi. TDV maddesi, Şah Kulu'nun Selim döneminde Tebriz'den getirildiğini yazar.

TDV maddesine göre etkin olduğu yıllar 1526'dan başlar. Hocasının 1556'da ölümünden sonra, 1557-58 dolayında, nakkaşhânenin Anadolu (Rum) bölüğünün nakkaşbaşısı olduğu ve günlük 25,5 akçe aldığı anlaşılır; GZT ise onu sarayın baş müzehhibi olarak tanıtır. Bu ücret, o dönemde bir nakkaşbaşı için mütevazı sayılır. Kayıtlara göre yönettiği kadroda onlarca müzehhip ve çırak vardı; GZT'de bu sayı 29 olarak verilir. Gelibolulu Mustafa Âlî de onu 1585'te "ressam Şahkulu'nun seçkin öğrencisi ve saygın usta müzehhip" diye anmıştır. Kara Memi'nin II. Selim dönemine kadar çalışmaya devam ettiği, ölüm tarihinin ise bilinmediği kabul edilir.

Belgelenmiş ve atfedilen işler

Kara Memi'nin imzasının bulunduğu kitaplar, çalışmalarını kesin tarihlerle belgeleyen az sayıdaki örnektir. Bunların en bilineni, Kanûnî'nin Muhibbî mahlasıyla yazdığı şiirlerin toplandığı Muhibbî Dîvânı'dır. TDV maddesi bu eserin Mart 1554 tarihli bir nüshasını onun bilinen en eski imzalı işi olarak verir ve 1566'da hazırlanan nüshaları da sayar; GZT ise iki imzalı nüshadan söz eder ve bunları 1563 ve 1565 olarak tarihler. Bu tarih farkı, nüshaların tek tek tarihlenmesinin hâlâ kesinleşmediğini gösterir. İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi'ndeki T. 5467 numaralı nüshada hattat Mehmed Şerif'in nesta'lik yazısı ve Kara Memi'nin tezhibi bir arada görülür.

Ayrıca 1554 tarihli, Topkapı Sarayı'ndaki bir Kur'ân-ı Kerîm'in, Süleymaniye Camii'nin tezhip çalışmalarının ve Ahmed Karahisârî'nin yazdığı Kur'ân'ın serlevha ve hâşiyelerinin muhtemelen onun işi olduğu belirtilir. Abdullah Sayrafî'nin yazdığı bir Kur'ân, Şah Mahmud Nişâbûrî'nin albümü, Süleymannâme, Kırk Hadis ve III. Murad tuğrası gibi işler ona atfedilir. Bu listedeki atıfların çoğu imzaya değil, üslup benzerliğine dayanır; çünkü Osmanlı tezhip atölyesinde ustanın tasarladığı desenlerin başkaları tarafından boyanıp altınlanması olağandı.

Kanûnî'nin şiirlerini içeren, kenarları çiçekli ve yazı alanı süslü bir çift sayfa.
Muhibbî Dîvânı, çift sayfa (yaprak 359b-360a), hat: Mehmed Şerif, tezhip: Kara Memi, İstanbul, 1566, İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi, T. 5467.İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesi; Wikimedia Commons · Kamu malı · Kaynak

Gerçekçi çiçekler, yeni bir bahar

Kara Memi'nin sanata getirdiği yenilik, rumî ve hatayî gibi soyut ve simetrik bezemelerin yanına doğadan alınmış çiçekli bahar dallarını yerleştirmesidir. Nergis, gül goncası, karanfil, menekşe ve lale gibi çiçekler, açık yeşil yapraklarla ve soluk pembe, mavi ve sarı tonlarla çizilir. Ağaç ve dal biçimleri sadeleşmiş, zarif çizgilerle verilir; GZT'deki değerlendirme bu sadeliği 16. yüzyıl sanatının "Türk ruhu" ile ilişkilendirir.

Bu üslup yalnız sayfa kenarlarında kalmadı. TDV maddesine göre Kara Memi'nin tarzı 16. yüzyıl boyunca saray sanatlarına egemen oldu; kumaş, çini, maden işi ve mimari bezeme de bu çiçek dilinden etkilendi. Hocası Şah Kulu'nun "saz yolu" üslubunda siyah mürekkeple çizilen ejderhalı ve hayal ürünü yapraklı çizimlere karşılık, Kara Memi'nin sayfaları renkli ve bitkisel; ikisi birlikte Osmanlı süsleme dilinin iki ayrı kanadını oluşturdu.

Okul ve öğrenciler

TDV maddesi, Kara Memi'nin çok sayıda öğrenci yetiştirdiğini ve oğlunun da bunlar arasında olduğunu belirtir; diğer öğrencilerin adları bu sayfada verilebilecek kesinlikte belgelenmiş değildir. Bu nedenle Kara Memi'nin etkisini tek tek öğrencilerin adlarıyla değil, sonraki yıllarda tezhip ve diğer süsleme alanlarında yaygınlaşan çiçek motifleriyle izlemek daha mümkündür.

Aynı yüzyılda Nakkaş Osman'ın yönettiği figürlü kitap resmi ile Kara Memi'nin tezhibi, nakkaşhânenin iki ayrı alanını temsil eder: biri insan ve olayı, diğeri bitki ve süslemeyi ön plana çıkarır. Resimli bir kitabın sayfası çoğu zaman her ikisinin işini taşır.

Mavi ve altın zemin üzerine yazılmış, geniş altın çerçeveli bir Kur'ân serlevhası.
Rüstem Paşa için hazırlanan Kur'ân'dan tezhipli bir yaprak (330a); hat: Abdullah es-Sayrafî'ye, tezhip: Kara Memi'ye atfedilir. Topkapı Sarayı Müzesi, EH. 49.Topkapı Sarayı Müzesi; Wikimedia Commons · Kamu malı · Kaynak

Tezhibi okumak

Bu sayfadaki üç görsel, Kara Memi'ye bağlanan tezhibin iki ayrı kullanımını gösterir. Muhibbî Dîvânı sayfalarında, yazı bir dikdörtgen çerçevenin içinde ince altın şeritlerle bölünmüş satırlar halinde durur; çerçevenin dışında kalan geniş kenar boşluğu, altın zemin üzerine boyanmış yaprak ve çiçeklerle doldurulmuştur. Çiçekler arasında gül, lale ve karanfil biçimlerini tanımak mümkündür. Rüstem Paşa için hazırlanan Kur'ân'ın tezhipli yaprağı ise soyut ve geometrik bir düzenin örneğidir: mavi ve altın zemin, ortada yazı alanı, çevresinde altın bezemeler.

Bu fark, Kara Memi'ye bağlanan işlerin iki yönünü gösterir: bir yanda nesta'lik şiir kitabının hafif, bitkisel kenar bezemesi, öte yanda Kur'ân'ın daha ağır ve geleneksel serlevha düzeni. Aynı nakkaşın her ikisinde de çalışabilmesi, Osmanlı tezhip atölyesinde kitabın türüne göre farklı süsleme kurallarının uygulandığını gösterir. Kanûnî'nin Muhibbî mahlasıyla şiir yazdığı, TDV'nin Kanûnî maddesinde ayrıca vurgulanır; bu bakımdan Muhibbî Dîvânı, padişahın kendi şiirlerinin saray kitap sanatıyla buluştuğu bir eserdir.

Benzer sanatçılar

Hamiler

Ekoller

Konular

Teknikler

Kaynaklar

Bu sayfa özet bilgi verir; tarihler ve atıflar kaynaklara göre değişebilir. Hata gördüyseniz düzeltme önerin. Son güncelleme: 10.10.2026.