MinyatürAnsiklopedisi
Eser · Türkçe Şehnâme çevirileri · 1511 (Şerîfî); 17. yüzyıl başı (Medhî)

Şehnâme-i Türkî

Şehnâme-i Türkî, Firdevsî'nin Şehnâme'sinin Türkçe çevirilerinin genel adıdır; en eskisi Şerîfî'nin 1511'de Kahire'de Memlük Sultanı Kansu Gavrî için tamamladığı manzum çeviri, 17. yüzyılda ise Derviş Hasan Medhî'nin II. Osman için hazırladığı düzyazı çeviridir.

Surlu bir sarayın duvarına tırmanan genç bir kahraman; pencerede bekleyen kadınlar.
Zâl'ın Rûdâbe'nin sarayının duvarına tırmanışı. Şehnâme-i Türkî geleneğinden bir nüsha (Commons künyesinde 1620 dolayı olarak verilir; kaynak olarak bir İsveç üniversite kütüphanesi kaydı gösterilir).Wikimedia Commons · Kamu malı · Kaynak

Şehnâme Türkçeye nasıl girdi?

Firdevsî'nin Şehnâme'si Osmanlı çevresinde Türkçeye de çevrildi. Bir akademik makaleye göre Osmanlı padişahları nüshaları minyatürlerle süsletmiş, bazen yeni bölümlerle değiştirmiş ve metni kişisel bir anlatı aracına dönüştürmüştür.

Türkçe Şehnâme çevirileri iki ana gruba ayrılır. Birincisi Amidli Şerîfî'nin manzum çevirisidir; ikincisi 17. yüzyılda Derviş Hasan Medhî'nin hazırladığı düzyazı çeviridir. Bu sayfa her ikisini, adını taşıyan "Şehnâme-i Türkî" başlığı altında toplar; resimleme de ayrı gelenek olarak ele alınmalıdır.

Şehnâme ve Osmanlı şehnâmeciliği

Firdevsî'nin Şehnâme'si, yaklaşık 1010'da tamamlanan Farsça epik şiirdir ve İran'ın efsanevi ve tarihî hükümdarlarını anlatır. TDV, şehnâmeciliğin Osmanlı sarayında 1550 dolayında, Kanunî döneminde bir görev olarak kurulduğunu belirtir; Arifî, Seyyid Lokmân gibi şehnâmeciler, padişahların saltanatlarını Şehnâme biçiminde manzum yazdılar.

Türkçe Şehnâme çevirileri bu geleneğe farklı bir yönden katılır: Farsça bilmeyen okurlar için Firdevsî'yi Türkçeye taşır. Bu yüzden Şehnâme-i Türkî, Osmanlı kültürünün Fars edebiyatıyla ilişkisini gösteren örneklerden biridir.

Atlı savaşçıların çarpıştığı, yerde kesik başların yattığı geniş bir savaş sahnesi.
İskender'in Fûr ile savaşı. Derviş Hasan Medhî'nin Türkçe Şehnâme çevirisinden (Commons künyesi: Saint Petersburg Devlet Üniversitesi kütüphanesi, 1620 dolayı).Wikimedia Commons · Kamu malı · Kaynak

Şerîfî'nin manzum çevirisi

Şerîfî, Şehnâme'yi on yıl süren bir çalışmayla Türkçeye çevirdi: TEİS maddesine göre birinci cilt 913 (1507-1508), ikinci cilt 916 (1510) yılında tamamlandı. Çeviri, Memlük Sultanı Kansu Gavrî'nin isteği üzerine Kahire'de yapıldı ve Mart 1511'de (Zilhicce 916) sultana sunuldu. Sultanın her beyit için bir dinar verdiği aktarılır. Çeviri toplam 56.506 beyittir ve Firdevsî'nin eserinin Türkçeye yapılan "ilk ve tek manzum çevirisi" olarak nitelendirilir. Şerîfî ön sözde Şehnâme vezni kullandı, ancak metnin ana bölümlerinde bu vezin uygulanamadığı için "mefâ'îlün mefâ'îlün fe'ûlün" kalıbına geçti.

İki ciltlik müellif nüshası olduğu düşünülen yazma, Yavuz Sultan Selim'in Mısır seferi (1517) sırasında İstanbul'a getirilmiş sayılır ve Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi'nde Hazine 1519 numarayla anılır. Bu nüshada kaynaklardan birine göre 62 minyatür vardır. Kayıt numarası ve minyatür sayısı bu sayfada tek bir kaynağa dayandığı için temkinli verilmiştir.

Medhî'nin düzyazı çevirisi

Derviş Hasan Medhî'nin "Terceme-i Şehnâme-i Firdevsî" adlı eseri, 17. yüzyılın ilk yarısında II. Osman'ın (1618-1622) emriyle hazırlanan düzyazı bir çeviridir. İstanbul Üniversitesi Merkez Kütüphanesi'nde 6131 numarayla kayıtlı, üç ciltli ve toplam 1.778 sayfalık, minyatürlü ve sayfa başına 25 satırlı bir nüshası 1187 H. (1773) tarihlidir; yani bu nüsha yazarın zamanından yaklaşık bir buçuk yüzyıl sonra istinsah edilmiştir. Medhî'nin çevirisi, çeşitli akademik çalışmalarda cilt cilt yayına hazırlanmıştır.

Bu sayfadaki iki görsel, Commons künyesine göre 1620 dolayında tarihli, Şehnâme-i Türkî geleneğine ait nüshalardan gelir: Zâl ile Rûdâbe sahnesi bir İsveç üniversite kütüphanesi kaydına, İskender'in Fûr ile savaşı sahnesi ise Saint Petersburg Devlet Üniversitesi kütüphanesine bağlanır; ikincisi Medhî'nin çevirisi olarak tanımlanır. Bu künyeler Commons'tan alınmıştır ve bağımsız bir katalogla doğrulanamamıştır.

Resimler

Şehnâme-i Türkî nüshalarındaki resimler, Firdevsî'nin tanınmış sahnelerini (Zâl ile Rûdâbe'nin buluşması, İskender hikâyesi gibi) Osmanlı üslubuyla yorumlar. Zâl'ın Rûdâbe'nin sarayının duvarına tırmanışı ve İskender'in Fûr ile savaşı sahneleri bu resimlerden ikisidir; birinde kale duvarı ve pencerede bekleyen kadınlar, diğerinde atlı savaşçılar ve yerdeki ölüler görülür.

Bu resimlerin Osmanlı nakkaşhânesi ürünü olup olmadığı, hangi atölyeye ait oldukları ve İran ya da Memlük örneklerinden ne kadar etkilendikleri konusunda bu sayfada kesin bilgi verilememektedir; ayrıca Şehnâme'nin diğer resimli nüshalarıyla (Şehnâme-i Tahmâsbî) karşılaştırılması gerekir.

Önemi ve sınırlar

Şehnâme-i Türkî çevirileri, Osmanlı kültüründe Fars epik geleneğinin Türkçeleştirilmesinin ürünüdür. Osmanlı hanedanının kendi tarihini anlatan Süleymannâme ve Hünernâme gibi kitaplar da şehnâme türünün kalıbını izler. Ancak "Şehnâme-i Türkî" adı iki ayrı çeviriyi ve birçok nüshayı kapsadığından, tek bir "eser" olarak ele alınması sınırlı kalır. Her nüsha için ayrı katalog çalışması gerekir.

Sanatçılar

Benzer eserler

Ekoller

Konular

Teknikler

Koleksiyonlar

Kaynaklar

Bu sayfa özet bilgi verir; tarihler ve atıflar kaynaklara göre değişebilir. Hata gördüyseniz düzeltme önerin. Son güncelleme: 10.10.2026.