
Avın saraydaki anlamı
Av, İslam saraylarında hem eğlence hem hükümdarlık göstergesidir. Hükümdar ata binerek ve yay çekerek cesaretini kanıtlar; kalabalık bir maiyet, doğancılar ve tazı sahipleri onunla birlikte hareket eder. Bu nedenle av sahnesi kitaplarda tarih anlatısının da edebî anlatının da konusu olur. Resimlerde avcı, genellikle çevresinden daha iri ya da daha süslü giyimli çizilir ve olayın merkezindedir; geri plandaki maiyet küçük figürlerle sıralanır.
TDV İslâm Ansiklopedisi Hünernâme maddesi, Kanuni Sultan Süleyman'ın anlatıldığı ikinci ciltte av sahnelerinin savaş, cömertlik ve ibadet sahneleriyle birlikte yer aldığını belirtir. Av burada padişahın "mükemmel insan" portresine eklenen bir erdem alanıdır.
Edebî avlar: Behrâm Gûr
Minyatürdeki en ünlü av hikâyesi Nizamî'nin Heft Peyker'indedir. Nizamî eseri 1197'de yazmıştır; hikâye, avcılığıyla ünlü Sasani hükümdarı Behrâm Gûr'un yedi prensesle evliliğini anlatır. Hamse nüshalarında Behrâm Gûr'un çalgıcı cariyesi Fitne ile birlikte çıktığı av, çok işlenen bir sahnedir ve ressamlar için ova, kuşlar, ceylanlar ve altın zeminli gökle dolu bir kompozisyon sunar.
Bu tür levhalarda av sahnesi çoğu zaman tek bir ana eylem etrafında düzenlenir: bir aslana ya da yaban eşeğine ok çeken ya da boğuşan atlı. Çevresine ceylan, tavşan ve kuşlar dağılır; zemin altınla ya da canlı renklerle doldurulur.

Osmanlıda av
Osmanlı resminde av genellikle bir portre ya da tarih kaydının parçasıdır. İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi'ndeki Selim Divanı (F. 1330), 1515-25 arasına tarihlenen resimlerinde Yavuz Sultan Selim'i atlı ve avda gösterir; sayfaların altın zemini ve çiçekli tepeleri İran etkisini hatırlatır. Rhode Island School of Design Müzesi'ndeki "Sultan Süleyman Avda" levhası ise padişahın avdaki alayını yürüyüş düzeninde gösterir: ortada iri sarıklı hükümdar, çevresinde yaya okçular ve silahlı muhafızlar, üstte kuşlar.
Hünernâme gibi şehnâmeci kitaplarında avın yeri farklıdır; sultanın yaşam öyküsüne bir sahne daha ekler. Av sahnesinin burada olayın kendisinden çok anlattığı kişiyi, yani padişahın ata hâkimiyetini, yay maharetini ve cesaretini gösterdiği söylenebilir.
Şenlik ve eğlence
Eğlence sahnelerinin en zengin örnekleri Osmanlı surnâmelerindedir. III. Murad'ın oğlu Mehmed'in sünnet şenliğini anlatan 1582 tarihli Surnâme-i Hümâyûn yaklaşık elli gün (kaynaklara göre 50-55) süren şenliği gün gün kaydeder; esnaf alayları, oyuncular ve gösteri gruplarını resimler. III. Ahmed'in dört oğlunun sünneti için hazırlanan 1720 tarihli şenlik kitabında ise Vehbî'nin şiirine Levnî ve atölyesinin resimleri eşlik eder; mehter, koçek, havai fişek ve cambaz sahneleri aynı kitabın parçalarıdır.
Yeniçerilere pilav ziyafeti, su üstünde ateş oyunları ve ip cambazı bu şenliğin tanıdık sahneleri arasındadır. Bu sahnelerde eğlence yalnızca hoşça vakit geçirme değildir; devletin ihtişamını ve toplumun birliğini göstermenin bir aracıdır. Konunun gündelik yönü gündelik hayat sayfasında ele alınır.

Müzik, şölen ve bahçe
Hâkim sınıfın eğlencesi bahçede ve çadırda geçer: sofra, kadeh ve çalgılar, satranç ve çevgan (polo), güreş ve mehter. Safevî ve Timurlu kitaplarında bu sahneler şiirin akışına uyar ve genellikle bahar bahçesi, çiçekli ağaç ve çeşme ile kurulur; Babür resminde ise doğa gözlemi ve portre öne çıkar.
Av ve eğlence resimlerinin ortak noktası, hükümdarı ya da soylu sınıfı saray duvarlarının dışında, doğanın ya da kalabalığın içinde göstermeleridir. Bu da sanatçıya çiçek, hayvan, mimari ve çok sayıda figürü bir arada çizme olanağı verir.
Av sahnesini oluşturan öğeler
Av resimlerinin ortak bir sözlüğü vardır. Atlı avcı genellikle ayakta ya da öne eğilmiş hâlde yay çeker; yanında kılıç, sadak ve hançer görülür. Doğancılar, eldivenli elleri ve kuşlarla gösterilir; tazılar ve çitalar ise ayrı bir figür grubu oluşturur. Av hayvanları ceylan, geyik, tavşan, yaban eşeği, ayı, aslan ve leopardır; bazıları avcıya saldırırken, bazıları kaçarken resmedilir.
Zemin çoğunlukla çiçekli ve tepelidir. Altın zeminli tepeler Safevî ve Selim Divanı gibi İran etkisindeki Osmanlı resimlerinde sık görülür; gökyüzü ise lâcivert, altın bulutlar ve uçan kuşlarla doldurulur. Lâcivert ve altın, renk dünyasının vazgeçilmez ikilisidir; ayrıntı renk ve sembolizm sayfasındadır.
Hint resminde av
Babür sarayında av, hükümdarın doğa gözleminden ayrılmaz bir konudur. Cihangir'in sarayında çalışan Üstad Mansur gibi sanatçılar yaban hayvanlarını son derece ayrıntılı çizmiş, avlanan ya da saraya getirilen hayvanları kaydetmiştir; bu konu bitki ve hayvan sayfasında ele alınır.
İlgili terimler
Sanatçılar

Abdüssamed
Abdüssamed, Şiraz doğumlu, Tebriz'de Hümâyun'la tanışıp 1549 dolayında Kâbil'e giden, Akbar'a resim öğreten ve…
Oku
Levnî
Levnî (Abdülcelil Çelebi), Edirne doğumlu, III. Ahmed döneminde saray nakkaşbaşısı olan ve 1732'de ölen Osmanlı…
Oku
Nakkaş Osman
Nakkaş Osman, III. Murad döneminde (1574-1595) saray nakkaşhânesini yöneten ve Şemâilnâme, Şehinşahnâme, Hünernâme…
Oku
Sultan Muhammed
Sultan Muhammed, Şah İsmâil'in ve Şah Tahmasb'ın Tebriz kitabhanesinde çalışan, Şah Tahmasb Şâhnâmesi projesinin ilk…
Oku
Ustad Mansûr
Ustad Mansûr, Akbar döneminde atölyeye giren, Cihangir'den 1618 dolayında "Nâdirü'l-asr" (çağın eşsizi) unvanını alan…
OkuEserler

Baysungur Şehnâmesi
Baysungur Şehnâmesi, Timurlu şehzadesi Baysungur Mirza için Herat'ta 1426–1430 arasında hazırlanan, metni yeniden…
Oku
Büyük Moğol Şehnâmesi (Demotte Şehnâmesi)
Büyük Moğol Şehnâmesi, İlhanlı döneminde 1330'larda Tebriz'de hazırlanan, yaklaşık 280 yaprak ve 190 resimle…
Oku
Bâburnâme
Bâburnâme, Babür Devleti'nin kurucusu Zahîrüddin Muhammed Babür'ün (1483–1530) Çağatayca yazdığı anılarıdır; torunu…
Oku
Diez ve Berlin Albümleri
Diez Albümleri, Prusya elçisi Heinrich Friedrich von Diez'in 1786–1790 arasında İstanbul'da edinip 1817'de Berlin…
Oku
Ekbernâme
Ekbernâme, Ekber Şah'ın veziri ve tarihçisi Ebü'l-Fazl'ın İmparator Ekber'in saltanatını anlatmak üzere 1590–1596…
Oku
Hünernâme
Hünernâme, III. Murad döneminde şehnâmeci Seyyid Lokmân'ın kaleme aldığı, Nakkaş Osman ve ekibinin resimlediği, Osman…
OkuAyrıca: Nizâmî'nin Hamse'si, Surnâme-i Hümâyûn, Surnâme-i Vehbî, Süleymannâme, Şah Tahmasb Şehnâmesi (Houghton Şehnâmesi), Şehinşahnâme, Şehnâme, Zafernâme (Şerefeddin Ali Yezdî)
Ekoller

Babür (Büyük Moğol) Ekolü
Babür ya da Büyük Moğol ekolü, 16. yüzyılın ortasında Hümâyûn'un getirdiği İranlı ustalarla Hint ressamlarının…
Oku
Safevi Ekolü (Tebriz, Kazvin, İsfahan)
Safevi ekolü, 16.-17. yüzyılda İran'da Tebriz, Kazvin ve İsfahan merkezlerinde Türkmen ve Herat geleneklerini…
Oku
Timurlu Ekolü (Herat ve Şîraz)
Timurlu ekolü, 15. yüzyılda Herat ve Şîraz saraylarında gelişen, dengeli kompozisyonu ve ince işçiliğiyle İran kitap…
Oku
Türkmen Ekolü (Karakoyunlu ve Akkoyunlu)
Türkmen ekolü, 15. yüzyılda Karakoyunlu ve Akkoyunlu hanedanlarının Tebriz, Şîraz ve Bağdat'ta hamilik ettiği, parlak…
OkuTeknikler
Koleksiyonlar
Kaynaklar
Bu sayfa özet bilgi verir; tarihler ve atıflar kaynaklara göre değişebilir. Hata gördüyseniz düzeltme önerin. Son güncelleme: 10.10.2026.

